GeLsin Hayat BiLdigi Gibi

26/2/2007 - Umudun Gözyaşları...

Beyaz entarili bir kadın
Kızıl hançerini sapladığında
Koynumda beyaz güller büyüteceğim
Ve daha neler neler söyleyeceğim
Aşk üstüne söylenmemiş

Öyle bir yaşamak ki
Gözyaşlarımla bir sayıklayışı
Öyle bir aşk ki
Yıllar boyu içimde
İstisna ne kalmışsa köşe bucak,sersefil
Çığlık çığlık büyüdü rüzgâr
Bir deniz sarhoşluğunda
Fersah fersah ötelerde sabahı aradım

Yağmur altında gözlerine vuruldum
Kimse yoktu,gözlerini kıskandığım
Kimse yoktu,ışıl ışıldı dünya
Gülümsüyordun,gözlerini buldum
Kırmızı bir kadehte seni yudumladım
Meyhaneler sustu
Sarhoşluğun beni deli edecek
Şimdi,saçlarını okşamak vaktidir
Buzlu bir sabah,isli bir meyhanede
Gözlerime vuran,gözlerinin aksidir
Uzun geceler sayıklayan bir korsan gemisinde
Limanlar kedi gibi dolaştı ayaklarıma
İşte yalnızlık,işte sensizlik,neden sonra başucumda

Eski bir Mısır şarkısında
Kleopatra kokan mısralarda seni aradım
Yokluğunun dakikaları ıstırap dolu
Bahar gelmiş,deniz gülmekte neyime
Şimdi boş gözlerimi avutuyorum
Yalnızlığım hatıralar kadar derin
Kelimeler,ne varsa hepsi yıpranmış
Her gece,bir rüyâdan uyanırcasına
Yıldızlar ağladı ağladı sensizliğime
Şiirlerle avuttum dünyalarımı
Şiirlerim bitince,her şey bitecek

Yorum (5) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

26/2/2007 - Yüregim Yangın Yeri!!

Okşarken kalbimi karbeyaz bulutlar,
Duman renkli güvercinler konarken dudağına gökyüzümün,
Afet-i başlattı birden gidişin.

Org melekleri uçuştu
Ellerime dokundu sevda remilli bir cinayet.
Devlet arması koparılmış bir zafer tacı gibi,
küle ve tuza bandın bu sevdayı.

Gidişin gönlümdeki yanardağın patlamasıydı
Ve bir bir eritmesiydi uvuzlarımı...

Perdeler indi,tozlar uçuştu,gözyaşı yağmur oldu
Yandım ateşlerle dondu toprağım
Ve gördüm hasretinle çürüyen günlerimi...

Sürüklendim sonra,tutarak bir atın yelesinden
arasından geçtim insanların,bir gürültüyle
duyan olmadı.....

Dağlara çıktım sonra,
en keskin şarkıları dillendirerek yorgun dudaklarımla,
geçmişi seyrettim gözbebeklerimin içindeki suzişanla..

Parçaladım hücresini yaşamın,
suyu havaya ekledim,ikisini toprağa.
Toprağı dinledim yalınayak aştım koruları
Ama yinede o mutad işaretini bulamadım,vaad ettiğin cennetin.

Çırpınmayı bile unutmuş bir serçe gibi,
Sakladım,sol mememin altındaki cevahir'de,kanatlarımı.
Kadınlığın böyle karşıma dikeldikçe utandım,
Savaşamadım içimdeki yangınla.

Hayatla katlayamadım genç yaşımı,
Yirmimde çarptı beni bu ayrılık firak-ı.

Perdeler çekili,kapılar sürgülü,bahçe duvarları yıkık,
Yazlar,baharlar yokuş aşağı yuvarlandı
Deli bir poyraza döndü hayatım.

Gidişin yanardağın patlamasıydı
Ve bir bir karartmasıydı düşlerimi.

Bizans surları,Osmanlı bedestenleri ve
Hünkar camileriyle,
Aziz İstanbul'da güneşe açık bir pencerem kalmadı.
Pendik sırtlarında yorgun,telaşlı,eskimiş,
solgun ve acılı bir 'ben'varım şimdi...

Gittiğin bu yerde karanlık bir tomurcuk bıraktın senden arda...
Şimdi gözyaşlarım avuçlarımda bir alev topu.
Oku kadınım,OKU! ! !
Ayırma gözlerini kelimelerden
ve istersen bir günlük doğan bir böcek gibi
düşünme hiç yarını...
Sadece oku ve hisset kelimelere işlediğim kalp yangınımı,
sez sana olan bağlılığımı.

Oku kadınım,OKU! ! !

Yüreğimin yangınını döktüm bu satırlara
Alev alan kağıdı söndürmeye çalıştım gözyaşlarımla,
Şimdi elinde,yarı yanık,yarı yaş bu şiirim
Bin asırlık uzun bir gecenin eseridir.....

Oku kadınım OKU! ! !
Ve artık geri dön.
Çünkü;
Gidişin yüreğimdeki yanardağın patlamasıydı...

Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Profile Edited by MPS MySpace Editor 2.0
<- :: Sonraki Sayfa ->